10 Mayıs 2026 İtibarıyla İran ile ABD arasında yürütülen dolaylı nükleer temaslarda yeni bir aşamaya geçildi. İran’ın, ABD tarafından sunulan 14 maddelik taslağa verdiği yanıtın Pakistan üzerinden arabulucular aracılığıyla iletildiği doğrulandı. ABD Başkanı Donald Trump İran’ın son nükleer yanıtına yönelik “kabul edilemez” dedi.
Süreç, doğrudan temasın bulunmadığı çok taraflı bir diplomatik kanal üzerinden ilerliyor. Söz konusu 14 maddelik çerçeve, ABD’nin önerisi olarak değerlendiriliyor; İran ise buna karşı kendi değerlendirme ve yanıtını aynı diplomatik hat üzerinden iletti. Böylece süreç, tek yönlü bir tekliften ziyade karşılıklı taslakların tartışıldığı bir yapı haline geldi.
ABD Taslağında Nükleer Çerçeve
Wall Street Journal ve diğer kaynaklara göre ABD’nin 14 maddelik taslağı, İran’ın nükleer programına yönelik kapsamlı sınırlamalar içeriyor. Öne çıkan başlıklar: İran’ın nükleer silah geliştirmemesi taahhüdü.
Uranyum zenginleştirmenin 12–20 yıl arasında askıya alınması. Fordow, Natanz ve İsfahan tesislerinin statüsünün belirlenmesi (bazı sızıntılarda kapatılması veya yeniden yapılandırılması). Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının teslimi veya üçüncü ülkelere transferi.
ABD tarafı ayrıca yaptırımların kademeli kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin azaltılmasını karşılık olarak değerlendirmeye açık olduğunu belirtiyor.
İran’ın Yanıtı ve Karşı Yaklaşımı
İran tarafı, WSJ ve bazı Batı medyasında yer alan teknik detayların eksik veya yanlış yansıtıldığını savunuyor. Tahran, nükleer tesislerin kapatılması veya tamamen devre dışı bırakılması yönündeki yaklaşımları kabul etmediğini net şekilde ifade ediyor.İran’ın önerisi, savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesini, ABD yaptırımlarının kaldırılmasını, özellikle 30 günlük süre içinde İran petrol satışlarına yönelik OFAC yaptırımlarının muafiyetini ve deniz ablukasının (Hürmüz Boğazı) tamamen bitirilmesini öncelikli olarak talep ediyor.
İran’a göre müzakere süreci yalnızca nükleer programla sınırlı değil; yaptırımların kaldırılması, bölgesel güvenlik ve deniz yolları güvenliği de temel başlıklar arasında yer alıyor.İranlı kaynaklar ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliği ve deniz trafiği konularının müzakere başlıkları arasında bulunduğunu belirtiyor.

Tasnim ve Teknik İtirazlar
İran’ın yarı-resmi haber ajansı Tasnim, WSJ’nin aktardığı bazı teknik detayların özellikle uranyum stok transferi ve nükleer tesislerin statüsü konusunda doğru olmadığını bildirdi.
İran tarafı, bazı haberlerde yer alan bilgilerin “büyük ölçüde yanlış yorumlandığını” ve müzakere çerçevesinin gerçek kapsamını yansıtmadığını savunuyor. Bu durum, aynı sürecin farklı kaynaklar tarafından farklı anlatıldığını gösteriyor.
Trump’tan Sert Değerlendirme
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın son yanıtına ilişkin yaptığı açıklamada süreci “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Trump ayrıca paylaşımında, “İran’ın sözde temsilcilerinin yanıtını okudum, hoşuma gitmedi” ifadelerini kullandı.
Trump’ın daha önceki açıklamalarında İran’ı “oyun oynamakla” suçladığı biliniyor. Washington yönetimi ise nükleer dosyada özellikle uranyum zenginleştirme ve tesislerin geleceği konusunda sert çizgiyi koruyor ve askeri seçeneklerin masada olduğunu vurguluyor.
Pakistan Arabuluculuğu ve Diplomatik Yapı
İran’ın yanıtının Pakistan üzerinden iletilmesi, taraflar arasında doğrudan diplomatik kanal bulunmadığını teyit ediyor. Pakistan’ın arabuluculuk rolü sürecin merkezinde yer alırken, bazı bölgesel aktörlerin de dolaylı temaslarda etkili olduğu değerlendiriliyor.
Bu yapı, müzakerelerin çok katmanlı ve kırılgan bir diplomatik çerçevede ilerlediğini gösteriyor.
Çerçeve Farkı ve Kırılgan Süreç
Uluslararası kaynaklar, ABD ve İran’ın aynı müzakere sürecini farklı önceliklerle ele aldığını aktarıyor. ABD tarafı nükleer kısıtlamalar ve teknik sınırlamaları merkeze alırken, İran tarafı yaptırımların kaldırılması ve bölgesel gerilimin azaltılmasını önceliklendiriyor.
Nükleer tesislerin statüsü, uranyum stokları ve Hürmüz Boğazı gibi başlıklarda belirgin ayrışma devam ediyor. Görüşmelerin sürdüğü ancak henüz bağlayıcı bir anlaşma olmadığı, sürecin arabulucu kanallar üzerinden ilerleyen kırılgan bir aşamada bulunduğu değerlendiriliyor.
Son Durum
10 Mayıs 2026 itibarıyla süreç, henüz resmi bir anlaşmaya dönüşmemiş; tarafların farklı çerçevelerle yorumladığı bir memorandum aşamasında ilerliyor. Diplomatik temaslar devam ederken, nihai sonucun büyük ölçüde arabulucu mekanizmaların etkinliğine ve tarafların müzakere esnekliğine bağlı olacağı ifade ediliyor. Görüşmelerin önümüzdeki günlerde İslamabad’da devam etmesi bekleniyor.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla.
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.


