Grayscale kripto varlık analizinde HYPE, token sahiplerine sağlanan getiri bakımından %8 ile ilk sıraya yerleşti. CAKE ise protokol kazancına dayalı sıralamada %14,4 getiriyle lider oldu. İki listenin ortaya çıkardığı asıl fark şu: Bir kripto protokolünün kazanç üretmesi, bu kazancın token sahiplerine aynı ölçüde yansıdığı anlamına gelmiyor. Üstelik token sahibi getirisi sıralamasındaki 10 varlığın beşinde oran negatif çıktı.
HYPE ve CAKE İki Farklı Getiri Ölçütünde Öne Çıktı
Grayscale Araştırma Başkanı Zach Pandl’ın 21 Ekim tarihli analizinde HYPE, token sahibi getirisi sıralamasında %8 ile ilk sırayı aldı. Lighter’ın LIT tokenı %7,9 ile ikinci, PancakeSwap’in CAKE tokenı ise %2,6 ile üçüncü oldu.
Ancak token sahiplerine sağlanan getiri listesi, bütün varlıklar için olumlu sonuç vermedi. Raydium (RAY) -%0,5, Pendle (PENDLE) -%0,7, Aave (AAVE) -%1,0, Jupiter (JUP) -%2,6 ve Curve Finance (CRV) -%5,5 oranında token sahibi getirisi kaydetti. En düşük oran CRV’de görüldü.
Grayscale’in burada kullandığı ölçüt, token sahiplerine staking ödülleri ve geri alımlar yoluyla sağlanan değeri yeni token ihracını da hesaba katarak değerlendiriyor. Yeni token arzının yarattığı seyreltme, ödül ve geri alımların etkisini aşarsa gösterge negatife dönebiliyor.

Protokol Kazancı Neden Token Getirisiyle Aynı Değil?
İkinci sıralama, protokollerin kazançlarını dolaşımdaki piyasa değerlerine göre karşılaştırıyor ve dolaşımdaki arz artışını hesaba katıyor. Düzeltilmiş kazanç getirisi sıralamasında CAKE, LIT ve HYPE’ın ardından Raydium (RAY), Aave (AAVE), Jupiter (JUP), Sky (SKY), Uniswap (UNI), Aerodrome (AERO) ve Pendle (PENDLE) geldi.
Jupiter (JUP), iki ölçüt arasındaki farkı açık biçimde gösteriyor. JUP’un düzeltilmiş kazanç getirisi %3,5 olmasına rağmen token sahibi getirisi -%2,6 seviyesinde. Yani protokol kazançları açısından pozitif bir sonuç ortaya çıkarken token sahiplerine aktarılan değer, yeni token arzı karşısında negatif kalabiliyor.
Bu farkın nedeni, iki göstergenin farklı sorulara yanıt vermesi. Düzeltilmiş kazanç getirisi protokolün ekonomik performansına odaklanırken token sahibi getirisi, bu ekonominin ne kadarının token sahiplerine ulaştığını ölçmeye çalışıyor. İşlem ve borç verme ücretlerinden elde edilen gelirler, tek başına token sahibine doğrudan kazanç sağlamıyor. Geri alımlar ve staking ödülleri değer aktarabilir; yeni token ihracı ise mevcut sahiplerin payını seyreltebilir.
Grayscale’in yaklaşımı, Bitcoin dışında kalan birçok kripto varlığın yalnızca piyasa anlatılarıyla değil, nakit akışları ve ekonomik performansları üzerinden de değerlendirilebileceği fikrine dayanıyor. Pandl, Bitcoin’i dijital altın benzeri bir varlık olarak ele alırken, gelir üreten zincir üstü uygulamaların değerlemesinde temel finansal ölçütlerin kullanılabileceğini savunuyor.
Bu çerçevede yalnızca bir protokolün ne kadar kazandığına bakmak eksik kalıyor. Kazancın token sahiplerine nasıl aktarıldığı ve yeni arzın bu getiriyi ne ölçüde azalttığı da en az protokol geliri kadar önemli.
Bu içerik genel piyasa verilerine dayanır ve yatırım tavsiyesi değildir. Kendi araştırmanızı yapmanızı öneririz.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla.
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.



teşekkürler hocam