Altın ve gümüş fiyatları haftayı değer kaybıyla tamamlarken, yatırımcıların odağında yeniden ABD Merkez Bankası (FED) politikaları yer aldı. Son günlerde küresel piyasalarda risk iştahının artması, değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Buna rağmen birçok analist, uzun vadeli görünümün hâlâ güçlü olduğuna inanıyor. Özellikle kripto para piyasası ve geleneksel finans piyasalarında yaşanan gelişmeler, yatırımcıların portföy dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Altın Ve Gümüş Neden Haftayı Düşüşle Kapattı?
Haftanın son işlem gününde hem altın hem de gümüş fiyatlarında geri çekilme görüldü. Küresel hisse senedi piyasalarının yükselişini sürdürmesi ve petrol fiyatlarının gün içinde gerilemesi, güvenli liman varlıklarına olan talebi sınırladı.
Londra piyasasında altının ons fiyatı yaklaşık 4.100 dolar seviyesinde sabitlendi. Böylece altın, geçen haftaya kıyasla yaklaşık yüzde 1,5 değer kaybetti. Gümüş ise ons başına 59,35 dolardan fiyatlandı. Bu seviye, önceki hafta kaydedilen yüzde 6,6’lık yükselişin yaklaşık dörtte üçünün geri verilmesi anlamına geliyor.
FED Beklentileri Piyasaları Nasıl Etkiliyor?
Uzmanlara göre piyasalarda FED’in faiz artırımlarına ilişkin beklentiler mevcut ekonomik tabloya kıyasla fazla iyimser olabilir. Metals Focus tarafından yayımlanan değerlendirmede, 2026 yılı boyunca FED’in politika faizini artırmak yerine mevcut seviyelerde tutmasının daha olası olduğu vurgulandı.
Buna karşın finansal piyasalarda yıl sonuna kadar faizlerin sabit kalacağı ihtimali yalnızca yüzde 20 civarında fiyatlanıyor. Oysa ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilim başlamadan önce türev piyasaları faiz indirimlerini neredeyse kesin gözüyle değerlendiriyordu.
Analistler, enflasyonun hedef seviyenin üzerinde kalmaya devam etmesine rağmen FED’in ekonomik büyümede sert bir yavaşlamayı önlemek amacıyla daha esnek davranabileceğini düşünüyor. Bu beklenti hem değerli metaller hem de yatırım kararları açısından yakından izleniyor.

Merkez Bankalarının Altın Talebi Devam Ediyor
Fiyatlardaki kısa vadeli düşüşe rağmen merkez bankalarının altın alımları dikkat çekmeye devam ediyor. Haziran ayında açıklanan verilere göre son dönemin en büyük alıcıları arasında bulunan Çin ve Özbekistan, yıl başından bu yana yaklaşık 40’ar ton altın rezervi ekledi.
Çekya ise üst üste 40’ıncı ayında altın alımını sürdürürken, Polonya yalnızca geçen ay yaklaşık 19 ton altın rezervine ilave yaptı. Ayrıca dünyanın en büyük altın destekli ETF’lerinden biri olan GLD’nin büyüklüğü yüzde 0,3 arttı. Böylece fon, haziran ortasından bu yana ilk haftalık net girişini gerçekleştirme yolunda ilerliyor.
Jeopolitik Riskler Ve Petrol Fiyatları Ne Anlama Geliyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile barış görüşmelerinin yeniden başlayacağını açıklamasına rağmen, ateşkesin sona erdiğini ifade etmesi piyasalarda belirsizliği tamamen ortadan kaldırmadı. Aynı dönemde Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde yaşanan aksaklıklar enerji piyasasını etkilemeye devam etti.
Her ne kadar petrol fiyatları gün içinde geri çekilse de Brent petrolün eylül vadeli kontratları haftalık bazda yüzde 4,9 yükseldi. Bu artış, mayıs ayındaki sert yükselişten bu yana görülen en güçlü haftalık performans olarak kaydedildi.
Uzmanlar, ABD politikalarına yönelik belirsizliklerin, doların uzun vadeli görünümüne ilişkin endişelerin ve jeopolitik risklerin devam etmesi halinde güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceğini düşünüyor.
Bu içerik kesinlikle yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Piyasalar yüksek risk içermektedir ve yatırım kararlarınızı almadan önce kendi araştırmanızı yapmanız önemlidir.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla.
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.


