2026 yılının ilk enflasyon rakamları kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Ocak ayı itibarıyla yıllık enflasyon %30,65 olarak hesaplandı. Piyasa beklentisi %30 seviyesindeyken, açıklanan veri tahminlerin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Aylık bazda ise tüketici fiyatlarında %4,84’lük bir artış kaydedildi.
Bu veriler, yılın başında fiyat baskılarının hâlen güçlü seyrettiğine işaret ederken, yıllık enflasyon tarafında daha sınırlı bir yavaşlamanın devam ettiğini gösteriyor.
TÜİK ve ENAG Enflasyon Verileri Arasındaki Fark Dikkat Çekiyor
Bağımsız akademisyenler tarafından oluşturulan Araştırma Grubu (ENAG), Ocak ayına ilişkin farklı bir tablo ortaya koydu. ENAG hesaplamalarına göre aylık enflasyon %6,32 olurken, yıllık enflasyon %53,42 seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamlar, TÜİK verileriyle kıyaslandığında enflasyonun boyutuna ilişkin algının kurumlara göre ciddi şekilde değiştiğini gösteriyor.
Hatırlanacağı üzere TÜİK, Aralık ayı enflasyonunu aylık %0,89 ve yıllık %30,89 olarak açıklamıştı. Ocak ayındaki aylık artış, yeni yıl zamlarının ve mevsimsel etkilerin fiyatlar üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor.
- TÜİK: %30,89
- ENAG: %53,42

Bu çerçevede, TÜİK ve ENAG arasındaki fark yalnızca metodolojik bir tartışma konusu olmaktan çıkıp, ekonomik beklentileri ve politika tartışmalarını da doğrudan etkileyen bir unsur hâline geliyor. Önümüzdeki aylarda baz etkisinin devreye girmesiyle yıllık enflasyon oranlarında gerileme görülse dahi, aylık fiyat artışlarının seyri enflasyonun kalıcılığı açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Enflasyon Nasıl Hesaplanıyor?
Belirli bir dönem içinde fiyatlar genel seviyesindeki artışı ifade ediyor ve Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) değişim esas alınarak hesaplanıyor. TÜFE, hanehalkının tükettiği mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimi yansıtarak, ekonomideki satın alma gücü kaybını ölçmeyi amaçlıyor.
Ekonomistler, aylık TÜFE artışlarının kısa vadede sürebileceğini, ancak baz etkisiyle birlikte yıllık enflasyon oranında kademeli bir yavaşlamanın devam edebileceğini öngörüyor.
Merkez Bankası’ndan Faiz İndirimi
Geçtiğimiz günlerde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısını gerçekleştirmişti. Merkez Bankası, politika faizini 100 baz puan indirerek %38’den %37 seviyesine çekmişti. Bu karar, para politikasında temkinli bir gevşeme sürecinin sürdüğüne işaret ediyor.
Faiz indirimi ve enflasyon görünümü birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarı ve para politikası arasındaki dengenin piyasalarda yakından izlenmeye devam edeceği görülüyor.
Bu içerik kesinlikle yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Piyasalar yüksek risk içermektedir ve yatırım kararlarınızı almadan önce kendi araştırmanızı yapmanız önemlidir.
Son dakika kripto para haberleri için hemen tıkla
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.


