State Street ve Citi, kurumsal talebin artmasıyla kripto saklama hizmetlerine hazırlanıyor. Kurumsalların talebi piyasayı ne kadar etkiler?
Kripto Saklama Hizmetlerinde Dominasyon Yarışı Wall Street’te Kızışıyor
Wall Street’te kripto saklama hizmetlerinde liderlik yarışının hızlandığı görülüyor; finansal devler, daha önce erişilemez olan bu hizmetleri sunmak için acele ediyor. Bu alanda harekete geçen son iki dev, dünyanın en büyük saklama bankalarından State Street ve Citi oldu.
State Street, 46.6 trilyon dolarlık varlık yönetirken, Citi ise 25 trilyon dolarlık varlık saklıyor ve her iki banka da kripto saklama hizmeti başlatma planlarını duyurdu.
Bu adım, sektördeki önemli bir dönüşümü işaret ediyor; çünkü yıllarca düzenleyici engeller, büyük finansal kuruluşların bu alanda geri durmasına neden olmuştu.
Citi ve State Street’in Kripto Saklama Planları
The Information tarafından yayımlanan bir rapora göre, State Street 2026 yılına kadar kripto saklama hizmetlerini başlatmayı planlıyor.
Firma, 2021 yılında dijital varlıklar için özel bir bölüm kurmuş ve kısa süreliğine Birleşik Krallık merkezli Copper ile saklama teknolojisi konusunda iş birliği yapmıştı. Ancak, düzenleyici belirsizlik nedeniyle 2023’te bu planlarını rafa kaldırmak zorunda kaldı.
Citi ise, blockchain tabanlı girişimlerle bu alanda adımlar atmaya başlamıştı. Banka, daha önce Singapur merkezli BondbloX ile tokenleştirilmiş tahvil saklama iş birliği yapmış ve Metaco firmasıyla dijital varlık saklama üzerine çalışmalar yürütmüştü; Metaco, daha sonra Ripple tarafından satın alındı.
Citi’nin kripto stratejisi, rakiplerine kıyasla daha sessizdi ancak son gelişmeler, bankanın bu sektöre yenilikçi bir odakla girmeyi hedeflediğini gösteriyor.
SAB 121 Kaldırılması Bankalar İçin Yeni Bir Dönem Başlattı
Wall Street’in kriptoya yönelmesinin ardında, SAB 121 adlı SEC kuralının yakın zamanda kaldırılması yatıyor. Bu kural, bankaların kripto saklama hizmeti sunmasını sınırlıyordu.
2022 yılında getirilen SAB 121, geleneksel bankaların kripto saklama işine girmesini engelliyor, BNY Mellon gibi seçili firmaların istisna tanınmasını sağlıyordu. Eleştirmenler, bu kuralın yeniliği engellediğini ve düzenleyicilerin piyasada gereksiz bir kontrol sağladığını savunuyordu.
Ancak, Trump yönetimi SAB 121’i kaldırınca, bankalar artık kripto saklama hizmetlerine katılabilir hale geldi ve bu durum, Citi ve State Street gibi devlerin sektöre girmesinin yolunu açtı.
Wall Street’te Kriptoya Yönelik Proaktif Bir Dönüşüm
Yıllarca bankalar, düzenleyici denetim ve itibari risklerden çekinerek kriptoya temkinli yaklaşmıştı. Ancak, kısıtlamaların kaldırılması ve güvenli dijital varlık saklama hizmetlerine artan kurumsal talep, durumu değiştirdi.
Kripto dostu bir başkanın göreve gelmesi ve düzenleyici engellerin ortadan kalkmasıyla, Wall Street’in en büyük oyuncuları artık kenarda durmuyor, harekete geçiyor.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla!
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.