Kripto piyasasında dikkat çeken bir gelişme ortaya çıktı. World Liberty Financial (WLFI) üzerinden yürütülen ve Donald Trump ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen (token projesinde, yatırımcıların ciddi bir likidite sorunu yaşadığı iddia ediliyor.
İki ayrı yatırım turunda toplam 550 milyon doların üzerinde fon toplanırken, sürecin ardından yapılan ek satışlar tartışma yarattı. Proje, kamuya açık şekilde duyurulmadan milyarlarca token’ı özel yatırımcılara sattı. Bu süreçte en büyük tartışma şu noktada toplandı: Yatırımcıların büyük bölümü satış yapamazken, proje tarafında token satışlarının devam etmesi dikkat çekti.
Milyarlarca Token Sessizce Satıldı
Ortaya çıkan verilere göre proje, ilk yatırım turlarının ardından yaklaşık 5.9 milyar adet ek token satışı gerçekleştirdi. Bu satışların yüz milyonlarca dolar değerinde olduğu belirtiliyor.
Analiz platformu Tokenomist.ai tarafından incelenen veriler, kurucu ve ekip paylarında açıklanmayan bir artış olduğunu ortaya koydu. Bu durum, yatırımcı tarafında şeffaflık tartışmasını tetikledi.
Proje yönetimi satışları doğruladı ancak alıcıların kimliği ve gelirlerin dağılımı hakkında detay vermedi. İşlemler “özel yatırımcı anlaşmaları” olarak tanımlandı.
Satışların zamanlaması ise dikkat çekti. İlk yatırım turlarının hemen ardından gelen bu işlemler, mevcut yatırımcılar için fiyat baskısı riskini artırdı.
Yatırımcıların %80’i Kilitli Kaldı
En kritik sorun likidite tarafında ortaya çıktı.
Erken dönem yatırımcıların sahip olduğu token’ların yaklaşık %80’i hala kilitli durumda. Bu yatırımcılar, fiyat düşmesine rağmen pozisyonlarını kapatamıyor.
Token fiyatı ise 6 cent seviyesinin altına gerilemiş durumda.
Projenin önceki satışlarında yatırımcılara sadece %20’lik kısmı satma imkânı verildi. Geri kalan için ise net bir kilit açılma takvimi sunulmadı.
Yeni yönetim önerisine göre:
- Token’lar en az 2 yıl daha kilitli kalabilir
- Açılım süreci yıllara yayılabilir
- Kabul etmeyen yatırımcılar süresiz kilit riskiyle karşı karşıya
Bu yapı, yatırımcıların hareket alanını ciddi şekilde sınırlıyor.

Gelir Dağılımı ve Çıkar Çatışması Tartışması
Projenin yapısı da ayrı bir tartışma başlığı oluşturuyor.
Açıklamalara göre DT Marks DEFI LLC, token satış gelirlerinin %75’ine hak kazanıyor. Ayrıca Trump ailesiyle bağlantılı yapıların toplamda 22.5 milyar token tuttuğu belirtiliyor.
Bu model, piyasa tarafında “çıkar çatışması” eleştirilerini artırdı.
Beyaz Saray ise Donald Trump’ın projeyi doğrudan yönetmediğini ve varlıkların aile üyeleri tarafından kontrol edildiğini açıkladı.
Hukuki Süreç ve Yeni Riskler
Projeye yönelik en sert adım ise Justin Sun tarafından geldi.
Tron kurucusu Sun, projeye 45 milyon dolar yatırım yaptığını ancak token’larını satamadığını belirterek dava açtı. İddialar arasında tokenlara el konulması ve yasa dışı yapı kurulması da yer alıyor.
Proje tarafı bu suçlamaları reddediyor.
Buna ek olarak, proje kendi token’larını teminat göstererek DeFi protokollerinden borç aldı. Yaklaşık 75 milyon dolarlık stablecoin kredisi çekildiği, bunun bir kısmının geri ödendiği ifade edildi.
Eleştiriler şu noktada yoğunlaşıyor: Bu yapı, kilitli token’ların dolaylı yoldan nakde çevrilmesine imkan tanıyor olabilir.
Piyasa Etkisi: Güven Erozyonu
Yaşanan gelişmeler sadece bu projeyle sınırlı değil.
Trump markasıyla ilişkilendirilen diğer kripto girişimlerinde de benzer bir tablo oluştu:
- Memecoin projeleri sert değer kaybetti
- Madencilik yatırımları zayıfladı
- Bağlı şirketler strateji değiştirmeye başladı
Bu durum, markaya dayalı yükselişlerin sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
Bu içerik genel piyasa verilerine dayanır ve yatırım tavsiyesi değildir. Kendi araştırmanızı yapmanızı öneririz.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla.
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.


