Ethereum cephesinde Ocak 2026’ya girilirken fiyat hareketinin ötesine geçen bir baskı birikimi dikkat çekiyor. Büyük yatırımcılar ve kurumsal oyuncuların 110 milyon doları aşan ETH transferlerini merkezi borsalara yönlendirmesi, piyasada satış riskinin yeniden fiyatlanmasına yol açtı.
Bu hareketlilik, yalnızca tekil işlemlerden ibaret değil. Zincir üstü veriler, büyük cüzdanlarda artan bir pozisyon ayarlama sürecine işaret ediyor. Özellikle kısa vadeli fiyat hassasiyetinin arttığı bu dönemde, borsalara yönelen ETH akışı piyasa psikolojisini doğrudan etkiliyor.
Balinalar Borsalara Yaklaşıyor
Blok zinciri analizleri, büyük Ethereum işlemlerinde belirgin bir yoğunlaşma yaşandığını gösteriyor. Sekiz yıl önce ETH biriktirmeye başlayan ve 0xB3E8 etiketiyle izlenen bir cüzdanın, geçtiğimiz hafta Gemini borsasına yaklaşık 43,35 milyon dolar değerinde 13.083 ETH aktardığı görülüyor. Bu transfer sonrası cüzdanda hâlâ 34.616 ETH bulunması, hamlenin tamamen çıkış odaklı olmayabileceğini düşündürüyor.
Benzer bir operasyonel hamle de Ethereum hazine şirketi FG Nexus cephesinden geldi. Şirketin yaklaşık 8,04 milyon dolar değerinde 2.500 ETH sattığı, buna rağmen hâlâ 37.594 ETH ile pozisyonunu büyük ölçüde koruduğu görülüyor. Son satışların Kasım 2025’te gerçekleşmiş olması, bu adımın zamanlama açısından ayrı bir anlam taşımasına neden oluyor.

Öte yandan risk sermayesi tarafında da hareket var. Fenbushi Capital ile bağlantılı olduğu düşünülen bir cüzdanın Binance’e yaklaşık 25 milyon dolar değerinde 7.798 ETH gönderdiği raporlanıyor. Bu ETH’lerin iki yıl boyunca stake edilmiş olması, transferin yalnızca likidite değil, stratejik yeniden konumlanma amacı da taşıyabileceğini gösteriyor.
Satış Riski Nerede Başlıyor?
Piyasa katılımcıları genellikle bu tür borsa girişlerini potansiyel satışın erken sinyali olarak okur. Çünkü merkezi borsalar, varlıkların likiditeye eriştiği ve işlem gördüğü ana kanallardır. Ancak bu tür transferlerin her zaman doğrudan piyasa satışına dönüşmediğini de not etmek gerekir.
Fonların iç dengeleme, teminat yönetimi, riskten korunma veya tezgâh üstü işlemler için borsalara taşınması da sık görülen bir pratiktir. Bu nedenle artan borsa mevduatları kısa vadeli satış riskini yükseltse de, tek başına ani bir tasfiye anlamına gelmez. Asıl belirleyici olan, bu akışların süreklilik kazanıp kazanmadığıdır.
ABD Talebi Zayıflıyor mu?
Zincir üstü hareketlere piyasa bazlı göstergeler de eşlik ediyor. Coinbase Pro’daki ETH/USD fiyatı ile Binance’teki ETH/USDT fiyatı arasındaki farkı ölçen Coinbase Premium Endeksi’nin negatif bölgede seyretmesi, ABD merkezli kurumsal talebin zayıfladığına işaret ediyor.
Bu gösterge, özellikle geçmişte kurumsal alımların hızlandığı dönemlerde pozitif seyretmesiyle biliniyor. Mevcut tablo ise ABD tarafında daha temkinli bir duruşun hâkim olabileceğini düşündürüyor.
Staking Cephesinde Farklı Bir Hikâye Var
Buna karşın Ethereum’un staking tarafında tablo daha dengeli. Doğrulayıcı kuyruk verileri, staking’e girmek isteyen yaklaşık 2,7 milyon ETH bulunduğunu ve bunun yaklaşık 47 günlük bir bekleme süresi yarattığını gösteriyor. Bu yoğunluk, ağa uzun vadeli bağlılığın sürdüğünü ortaya koyuyor.
Çıkış kuyruğunda bekleyen ETH miktarının 36.960 ile sınırlı kalması, giriş ve çıkış arasındaki dengesizliği net biçimde ortaya koyuyor. Bazı büyük yatırımcılar pozisyon azaltırken, daha geniş doğrulayıcı kitlesinin staking gelirlerinden vazgeçmediği görülüyor.
Teknik Görünüm Ne Söylüyor?
Teknik cephede ise tablo tamamen karamsar değil. Bazı analistler, Ethereum’un yeniden birikim sürecine girdiğine dikkat çekiyor. Bu görüşe göre mevcut fiyat davranışı, ani bir satış dalgasından ziyade yön arayışına işaret ediyor.
Piyasa yorumcularından Crypto Gerla, ETH’nin yeniden güç topladığı bir fazda olabileceğini ve 3.600 dolar seviyesinin orta vadede yeniden gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi, balina hareketlerinin hız kesip kesmeyeceğine ve ABD talebinin toparlanıp toparlanmayacağına bağlı.
Ethereum şu sıralar satış baskısı ile staking talebi arasındaki hassas dengede ilerliyor. Mevcut tablo, kurumsal tarafta stratejik bir kâr realizasyonu ya da risk yönetimi operasyonunun yürütüldüğünü gösteriyor. Ancak staking tarafındaki muazzam talep birikimi, borsalara giren bu likiditenin piyasa tarafından hızla absorbe edilebileceği ihtimalini de güçlendiriyor. Bu dengenin hangi yönde bozulacağı, önümüzdeki günlerde fiyatın yalnızca seviyesini değil, piyasanın risk algısını da belirleyecek.
Son dakika kripto para haberleri için hemen tıkla
Konu ile ilgili yorumlarınızı bize yazabilirsiniz. Ayrıca, bu tarz bilgilendirici içeriklerin devamının gelmesini isterseniz, bizleri Telegram, Youtube ve Twitter kanallarımızdan takip edebilirsiniz.


